|
Son günler, hatta son ayların en revaçta olan konularından biri alternatif tıp ve bitkisel tedavi. Reytingini yükseltmek isteyen proğramlar, bitkisel tedavi uzman!larını proğramlarına çıkarma yarışındalar. Proflar, doçentler, uzmanlar havada uçuşuyor. Eline üç beş bitki kökü, yaprağı yada tohumu alan televizyona koşuyor. Kalemi kağıdı kapanlarda ekran başına…. Uzman konuklar, hocada olmuş. Ayeti kerimelerden, hadisi şeriflerden alıntılar, hatta tefsirler yapılıyor ki dindar insanlar “aaaa bu adam hem uzman hemde Müslüman, üstelik uzman olmasa din aleyhinde olan bi kanala niye çıkarsınlar” deyip, araya reklamları sıkıştırılmış kitaplardan alsınlar. Üstelik bu propaganda tekniği tutuyor. Uzmanların kitapları satış rekorları kırıyor. Eee, kırmasınmı? Seyirci bakıyorki, yeryüzünde çaresi olmayan hiçbir dert yok, her şeyin şifası bu uzmanın kitabında yazıyor. Mübarek şahsiyete lokman ruhu girmiş. Her şeyin dermanını onlar biliyor, onlar yazıyor. Şunu belirteyim ki ben, kesinlikle alternatif tıp yada bitkisel tedaviye karşı biri değilim. Karşı olduğum şey, işin mecrasından çıkarılmış olması. Ve alternatif tıp, bitkisel tedavi özentisine kapılan insanların doktorlardan uzaklaşması. Sık sık şifacıların da dediği Allah Teala kainat eczanesi kurmuş, orada dertlerin dermanı olcak bitkileri ve diğer canlıları yaratmış. İnsanlarada, hangi şeyin hangi derde iyi geldiğini bulmak kalmıştır. Tıp ilmi binlerce yıl bunun üzerinde çalışmış, bir çok derdin devasını bulmuş, halada çalışmaya devam etmektedir. İlaçlar neden ve nasıl üretilir? Elbetteki ilaçların en önemli hammaddesini bitkiler oluşturur. Bitkilerde bulunan maddelerden, hangi hastalık için ne kadar madde gerekiyorsa, bulunan bitkilerden alınıp bir araya toplanır ve ilaç haline getirilir. 500 mg lık 1 ilaçtaki maddeyi, yiyeceklerden elde etmek, birkaç farklı bitkiden 5er-10ar kg, beklide daha fazla yiyecek tüketmek gerekir. Bu, hem ilaç almaktan daha masraflı, hemde netice almak daha zordur. Hal böyle iken, tecrübe ve deneyimlerle, çeşitli maddelerden süzülerek elde edilmiş olan ilaçları bir kenara bırakıp tekrar hammaddeye yönelmek vede yönlendirmek ne kadar akıllıca olabilir? Bu, binlerce yılın birikimi bir kenara atıp ilkelliğe yönelmek değimlidir? Bu, tıp dünyasını dışlamak, hiçe saymak, tıbbi gelişmelere karşı durmak değimlidir? Daha düne kadar, insanların kocakarı ilacı diye uzak durduğu şeylere yönelmek değilmidir? Keza, alternatif tıp diye sunulan, reiki, yoga, meditasyon, akupunktur vb. şeyler, ilaçtan ve tıptan yoksun olan milletlerin işe yaramayan buluşlarından başka bi şey değildir. Faydalarını tamamen inkar etmek de yanlıştır. Bu tür uygulamalar, insanlara psikolojik katkı, motivasyon ve dayanıklılık kazandırabilir ama asla tedavi edemez. Elbette, sağlığı koruyucu, bünyeyi güçlendirici, metabolizmayı dengeleyici, bağışıklığı güçlendirici gıdalar ve terkipler uygulanmalıdır. Yine, motivasyonu artırıcı, insanı dinlendirici, psikolojik olarak rahatlatıcı uygulamalar yapmak gereklidir. Ama bunlar, asla tıp ilmini dışlayacak, onu hiçe sayacak yada 2. Plana atacak düzeyde olmamalıdır. Her ne kadar, bu işlerde uzman olan kişiler bunu vurgulasalar da bizim insanımız vur deyince öldürmeyi çok iyi becermektedir. Netice: Alternatif tıp bir alternatif değil destekleyici ve yardımcıdır.
|