|
Bu yazı www.mektebihavas.com sitesine özel olarak hazırlanmıştır. Buyazıyı Beğenirseniz Lütfen sitemizi kaynak olarak göstererek tüm eş, dost ve tanıdıklarınıza gönderin. Hepimizin az yada çok, sürekli yada geçici sorunlarımız, sıkıntılarımız, hastalık, dert, keder ve üzüntülerimiz vardır. Bazılarımız borç sıkıntısı, bazılarımız hastalıklar, bazılarımız ailevi sorunlarla boğuşur dururuz.Kimimizin kapısında alacaklısı vardır, kimimizin eşiyle problemleri, kimimizin sevdalı olduğu ama karşılık alamadığı biri… Bazılarımıza nazar değmiştir, bazılarımıza büyü yapılmıştır, bazılarımıza cinler musallat olmuştur, belki psikolojik sıkıntı ve bunalım içindeyizdir, kimimizin çocuğu olmuyordur, kimimizin sevdiklerimizle aramızı açmışlardır… Beklide bunların birkaçı yada hepsi birimizde toplanmıştır. Söz ve liste böyle uzaaaar gider. Çare nedir? Çare için, Kimimiz hacı, hoca, üfürükçü, efsuncu peşinde koşarız. Kimimiz gecemizi gündüzümüze katarız. Kimimiz hastane kapılarında sürünür dururuz. Hülasa, hepimiz derdimize bir derman, sıkıntımıza bir hal çaresi arar dururuz. Vesilelere yapışır yaradanı unuturuz. Hülasa biz, derdi başka dertle, kederi başka kederle çözmeye çalışırız. Allah elbette her derdin çaresini bir vesileye, sebebe bağlamıştır. Ama sebepden önce, sıkıntını kaynağına inmeli, o sıkıntıyı veren ve dermanı verecek olana yönelmeliyiz. Hayırlı bir sebep ve o sebebi acilen karşısına çıkarması için mevlaya yönelmek lazımdır. Bunlardan herhangi birisine çare bulması, size yol göstermesi yada uygulama yapması için bir havas hocasına gitseniz muhtemelen şöyle bir liste alırsınız. a- Şu kadar Fatiha okuyun. b- Şu kadar ayetel kürsü okuyun. c- Şu zikre devam edin. d- Yasin okuyun. e- Muska yapalım. f- Tılsım yazalım. g- Vs. vs. vs. Oysa Allahın bize büyük bir lütuf olarak ihsan ettiği, ismi azam sırrına sahip bir dua, işlendiğinde sevabı (mükafat – ödülü), terk edildiğinde günahı (cezası) çok büyük bir ibadet, bütün zikirleri içinde barındıran bir zikir, bütün havas ve esmanın sırlarına sahip bir ibadet vardır. İnsanın bedenen ve ruhen temizleyen, kalbine nur ve ihlas tohumlarını ekip yeşerten ve büyüyen, Allaha yaklaştıran, o kadarki, arada yaratılmışlık perdesi hariç hiçbir perde kalmadan Allah la mükaleme ettiren, peygamberimizin ümmetine en büyük hediyesi olan ibadet. Ve, sıkıntıların ana kaynağı olan günahları silen en büyük istiğfar. Nedir bu ibadet? Cevabını hepimiz bulduk değimli? Tabiki namazdan bahsediyoruz. Müslümanın Müslüman olduğunun göstergesi, müminin miracı, peygamberimizin göz nurum dediği namaz. Bu kısa yazımızda sizlere namazın havas ilmi dediğimiz ilimdeki yerini anlatmaya çalışacağız. Şimdi, bütün farz ve nafile namazlardaki havas ve esrarı teker teker, özetleyerek anlatmaya çalışalım. İlk olarak sabah namazı; Sabah namazı ve saba vakti, beklide en büyük esrarı haiz olan namaz ve vakitdir. Müminle münafığı, gerçek namaz müdavimi ile riyakarı, ihlaslı kişi ile vurdumduymazı birbirinden ayıran iki namazdan biridir. Diğeri ise yatsı namazıdır. Sabah namazını vaktinde kılan ve bu vakitte uyanık olan insanın rızkı bol, geçimi kolay, evlatları itaatkar, ailesi sadık olur. İşi bereketli, gücü kolay, ömrü uzun olur. Yüzü nurlu, basireti açık olur. Firaset sahibi olur. Neslinden mutlaka alim bir kişi çıkar. Sabah namazının farzının birinci rekatında zammı sure olarak inşirah, ikinci rekatında fil suresini okumaya devam eden kimse korktuğu her şeyden emin olur. Eğer namazı cemaatle kılıyorsa, sünnetindede okuyabilir. Eğer bunu imam okursa o mahalle her türlü tehlikeden emin olur. Sabah namazının sünneti ile farzı arasında 3-5 yada 7 defa “Yâ HAYYU Yâ KAYYUM. Yâ Zel Celali Vel İkram, Es-Elüke En Tuhyıye Kalbî Bi Nûri Ma’rifetike Yâ ALLAH Yâ ALLAH Yâ ALLAH, Yâ Bediyas-Semavati vel Ard” duasını okuyanın kalbi nurla dolar. Sabah ve akşam namazlarından sonra 11 defa kureyş suresini okuyan kimseye karşı hile yapmaya kalkışanları hilesi kendi başlarına geçer. Ona tuzak kuranlar kazdıkları kuyuya kendileri düşer. Onu batırmak ve yok etmek isteyenler…… Her sabah namazını gusül abdesti ile kılan kimse, maddi – manevi her hastalıktan kurtulur. Üzerindeki her türlü kötü etki (sihir, büyü, nazar vs) kalkar. Gelelim Öğle Namazına: Öğle vakti, gündüzünün nurunun zirveye ulaştığı vakittir.bu vakti iyi değerlendiren insanın nuru artar. Öğle ve yatsı namazının son sünnetlerinde, birinci rekatte zammı süre olarak felak, ikinci rekatte nas surelerini okuyan kimse, her türlü ins ve cinin şerrinden emin olur. Musallatlardan kurtulur. Öğle namazından sonraki vakitte, sünnet olduğu üzere 15-20 dakka kadar uyuyan insanın bedeni ve ruhu yenilenir. Sanki sabah uyanmış kadar zinde ve dinç olur. Şimdide İkindi Namazı: İkindi vakti, günün nurunun çekilmeye başladığı vakittir. Bu vakitte uyanık olmak, namazını vaktinde kılmak ve namazdan sonra zikirle meşgul olmak bu vaktin feyzinden be nurundan azami istifade etmeye sebepdir. Bu vakitte uyumak vücudun enerjisininin çekilmesine, akli melekenin kaybolmasına ve felç gibi hastalıklara sebep olur. Cenabı hakkın “Namazları ve özellikle orta namazı muhafaza edin” ayetinde bahsettiği ve önemle vurguladığı orta namazdan maksadın ikindi namazı olma ihtimali yüksektir. Ay takvimine göre ilk namaz akşam olarak hesap edilirse, orta namaz sabah namazı, güneş takvimine göre eğer ilk vakit olarak sabah namazı hesap edilirse orta namaz ikindi namazı olur. Ve bu iki vakittede büyük esrarı ilahi vardır. Ayrıca, cenabı hak asr suresinde, bu vakitte cereyan eden esrarı ilahiye yemin ederek bu vaktin önemine vurgu yapmıştır. Sırada Akşam Namazı: Akşam ve sabah namazlarının sünnetinin ilk rekatinde zammı sure olarak kafirun, ikinci rekatında ihlas surelerini okumaya devam eden kişi dünya v ahret sıkıntılarından kurtulur. Akşam namazından sonra “haşır suresinin son üç ayetini okuyan kimse için, 70 000 melek sabaha kadar dua ve o kişi hakkında istiğfar eder, sabah namazından sonra aynı şekilde okuyana akşama kadar dua ve istiğfar ederler. O vakitler arasında ölürse şehit mertebesi kazanır” mealli hadisi şerifi hatırlamakda fayda var. Peki Ya Yatsı ve Vitir Namazı: Yatsı namazını kılmaya ve peşindende amenerresulü okumaya devam eden kimse maddi manevi hiçbir sıkıntı çekmez. Ogün işlemiş olduğu günahlar bağışlanır, rakiplerine galip gelir. Hiç kimse karşısında tutunamaz. Öğle ve yatsı namazının son sünnetlerinde, birinci rekatte zammı süre olarak felak, ikinci rekatte nas surelerini okuyan kimse, her türlü ins ve cinin şerrinden emin olur. Musallatlardan kurtulur. Büyü tutmaz. Yatsı namazını kılıp, peşinden de amenerresulü okuyan kimse o gecenin tamamında ibadet etmiş kadar sevap alır. Şeytan ve süfli cinler o gece o eve giremez. O evde kimseye musallat olamaz. Şayet evde cinler varsa derhal o evi terk eder ve güneş doğana kadar giremez. Yatsı namazından sonar mülk suresi okumaya devam eden kimse dünyada geçim sıkıntısı, ahrette kabir sıkıntısı çekmez. Vitir namazının 1. Rekatinde inşirah, 2. Rekatında tebbet, 3. Rekatındada ihlas surelerini okumaya devam eden kimse diş ağrısı görmez. Kunut dualarından sonra salatı münciyeyide ilave eden kimsenin o günkü ibadetlerindeki eksiklikler giderilir, kabul edilmemiş duası varsa kabul görür inşallahü teala. Cuma Namazı: Cuma günü, haftanın en değerli günü, namazı en faziletli namazı, ve o vakit en değerli ve duaların kabul edildiği vakittir.Cuma günü, imam hutbede iken edilen dualar geri çevrilmez. Cuma namazı sünneti, farzı, son sünnetiyle tam olarak kılınır, ardından usulünce tesbihi çekilir ve el açılıp dua edilirse, her istek verilir. Peki, biz bu vakti ve günü değerlendiriyormuyuz? Yoksa, hoca selam verir vermez, işimiz – gücümüz var diye hemen camiyi terk edip boş şeylerlemi uğraşıyoruz? Nafile Namazlar: Kuşluk Namazı: 1 yıl boyunca, hiç ara vermeden kuşluk vakti 6 rekat namaz kılmaya devam eden kimse maddi sıkıntı çekmez. Akabinde 11 salatı nariye okursa zengin olur. Birde vakıa suresi eklerse, malının hesabını kendisi bile bilemez. Bu namaza devam eden kimsede, 1000 lerce cin tasallutu olsa kurtulur. Tembellik, yorgunluk gibi zaafları ortadan kalkar. Allah bu namaza devam edene çok mal, mülk ve çocuk verir. Cin musallat olan kimse 41gün kuşluk vakti 12 rekat namaz kılar. 1. Rekatte fatihadan sonra ayetel kürsü 2. Rekatte tevbe suresinin sonu (lekad câ eküm…) 3. Rekatte yine ayetel kürsü 4. Rekatte yasini şerifin sonu (innemâ emruhü…) 5. 5. Rekatte kafirun suresi 6. Rekatte ihlası şerif 7. rekatte felak 8. rekatte nas 9. rekatte felak 10. rekatte nas 11. rekatte felak 12. rekatte nas surelerini okur. Namazın sonunda 11 istiğfar, 11 salavatı şerife, 11 “la ilahe illallahü vahdehü la şerike leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyı ve yümiyt, vehüve hayyun layemut. Biyedihil hayr. Vehüve ala külli şeyin kadir” Okuyup dua eder. Evvabin Namazı: Bu namaza devam eden kimsenin eksik olan nimetleri tamamlanır. Günahları affolur. 1000 derdi derman bulur. Teheccüd - Gece Namazı: Bu namazla alakalı o kadar esrar, söylenecek o kadar çok şey varki….. - Ama her şeyi özetleyen şu hadisi şerifi yazmakla iktifa edeceğim. "Gece namazına devam ediniz. Zira bu sizden önceki salihlerin ibadetidir. Çünkü gece ibadeti, Allah'a yakınlık günahlara kefaret olup insanı bedeni hastalıklardan korur ve günahlardan uzaklaştırır." (Tirmizi, Deavât, 101)
Ayetel Kürsi: Her namazdan sonra, tesbihten önce ayetel kürsi okumak sünneti mü-ekkede dir. 66 gün 5 vakit namazını aksatmadan kılıp, her namazın sonunda bunu okumaya devam eden kimsede 20 yıllık musallat olsa, yada büyü – sihir olsa çözülür. Şimdi, hiç kazaya bırakmadan, üst üste 66 gün namazımız varmı? Varsa her namzdan sonra ayetel kürsiyi aksatmadan okudukmu? Tesbih ve Dua: Namazlardan sonra çekilen tesbihlerde ismi azam sırrı vardır. 33 sübhanallah, 33 elhamdülillah, 34 allahu ekber deyip, akabinde dua edildiği zaman ismi azam duası okumuş gibi tesirli dua etmiş oluruz. Ayrıca, her farz ibadetten (namaz, oruç, zekat…) sonra yapılan dualar Allah katında makbuldür. Hülasa: İstek, ihtiyaç, rızık, dert, keder ve bil umum şeyler için araçlara, vesile ve vasıtalara yani dünyevi şeylere yönelen ve Allah ı unutan insan, güneşe ardını dönüp gölgesini yakalamaya benzeyen insan gibidir. Belki gölge ayağının ucundadır. Çok yakındır. Ama onu yakalaması imkansızdır. Ancak, üstüne yattığı, yüz üstü düştüğü, yani öldüğü zaman gölgesini yakalamış olur. Ama o zamanda gölge bi işe yaramaz. Çünkü ölmüştür. Her şeyde mevlaya yönelen, ona inanıp ona sığınan, ondan yardım bekleyen insan ise güneşe yönünü dönmüş kişi gibidir. Gölge olan dünya, derman ve çareler arkasından gelir. O mevlaya doğru ne kadar koşarsa gölgede onun peşinden koşacaktır. Gölgeyi kendinden ayırmak istese bile o, onu terk etmeyecektir. Sevgili Dostlarım…. Bu yazıyı yurt dışından ve birazda aceleyle yazdığım için, yazım ve anlatımda birçok hatalar oluşmuş olabilir. Bu hatalardan dolayı özür diliyorum. Eğer bu yazıyı beğendiyseniz, lütfen kopya edip mail listenizdeki herkese gönderin. Emeğe saygı olarakda sitemizi kaynak göstermeyi ihmal etmeyin. Hazırlayan: Zafer ÇELİK msn:
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
|